Dumlupınar Şiirleri

-Okumak istediğiniz şiirin üstünü tıklayınız –

ADI MEHMET

 

Bir baba ve can paresi oğul; adı Mehmet

İman nedir? Cihan ondan öğrendi

Malazgirt’ten Dumlupınar’a bu millet

Neler gördü de, böyle destan görmedi

 

Bir elde bayrak, bir elde süngü, dilde tekbir

Dumlupınar nedir? Er meydanı mı? Bilinmez

Gövden düşmeseydi toprağa Mehmed’im

Çalınan maya, tutar mı? Bilinmez

 

Bir tarih ve bir şehir; adı Dumlupınar

Orada bayrak tutan bir el var, öpülesi

Bir yandan Çanakkale, öte yandan Sakarya

Dumlupınar ki; Anadolu’nun düşmeyen kalesi

 

Sen olmasaydın eğer Mehmed’im

Kütahya, Dumlupınar olmazdı

Seni anıt gibi görenler Mehmed’im

Bilsin ki; sensiz bu vatan olmazdı

 

Bir iman ve bir destan; adı Meçhul

Sen ne yücesin!

Bir anıt ve bir abide; adı Sancaktar

Sen en yücesin!

Gönüldesin!

 

Prof. Dr. Remzi Gören

REKTÖR

30 AĞUSTOS

Her yıl bugün olur, Otuz Ağustos

İçime bir ordu havası dolar.

Başlar dimdik, gözler çelik, yüzler pos,

Bayrak imil imil, geçer ordular…

Geçer tunç adımlar demir göğüsler,

Geçer Mehmetçikler, geçer subaylar,

Hepsinin alnında zaferden süsler.

Geçer hayalimde bir bir alaylar.

Geçer toplar, geçer atlar, yağız, al,

Geçer dağlar, geçer yollar, şehirler…

Yangınlar üstünde ince bir hilâl!..

Yaralılar düşe kalka geçerler.

Çılgın bir istekle bu şan akını

Afyon’dan, İzmir’e kaçlar çağıldar.

Unutmuş at gemi, kılıçlar kını,

Can canı unutmuş zafere kadar.

Ne var bu dünyada sana yakışan,

Alnında bir zafer sabahı kadar;

Sen Mehmetçik, söyle büyük kahraman,

Sana zafer kadar yakışan ne var?

Her yıl bugün olur, Otuz Ağustos,

İçime bir zafer havası dolar.

Başlar dimdik, gözler çelik, yüzler pos,

Bayrak imil imil, geçer ordular…

Ahmet Kutsi TECER

AKDENİZ’E

26 Ağustos, gece sabaha karşı,

Topların çelik ağzı çaldı bir hücum marşı.

 

Bu ölüm bestesinin içinde yandı dağlar,

Altüst oldu siperler, eridi demir ağlar.

 

Fırtınadan yeleli, yıldırımdan kanatlı,

Alevlerin içinden geçti binlerce atlı.

 

Çığlıkla, iniltiyle sarsıldı, köşe bucak,

Savruldu gök yüzüne: kafa, kol, gövde, bacak!

 

Rüzgârlarla atbaşı yarış etti bu akın,

Şimdi yakınlar uzak, şimdi uzaklar yakın!

 

Akdeniz, ayakları altında ordumuzun,

Mavi bir atlas gibi serilmişti upuzun.

 

Çekti Kadifekale albayrağını yine,

Güzel İzmir büründü yine eski rengine.

 

Süngüler ilk amaca tam on dört günde vardı,

O gururlu alınlar yere düşüp yalvardı.

Yusuf Ziya ORTAÇ

DUMLUPINAR

Kurtuluşun kurşunu bu toprakta atıldı

Dumlupınar yerini hangi mertebe tutar?

Tarihler söylemez de sonra unutulursa;

Yıldız göklere küser, hilal kaşını çatar.

 

Kuruluşun da burada atılmıştı temeli,

Buydu Osman Gazi’nin bütün arzı, emeli:

“İslâm Türk’ün gür sesi cihanda inlemeli.”

Bu milletin yüreği Dumlupınar’da atar.

 

Bu vatanın uğruna canımızı veririz.

“Candan geçmek nedir ki? Vatan sağ olsun!” deriz.

Budur şanlı tarihe bırakılan altın iz;

Bu iz unutulursa bir kızıl şafak batar.

 

Milletim vicdanında yaşatmalı bu yeri

Ve mutlaka vermeli hak ettiği değeri.

Vatan savunmasından dönemediler geri;

Yüz otuz yedi bin can Dumlupınar’da yatar.

Esat ANIK

ZAFER TÜRKÜSÜ

Yaşamaz ölümü göze almayan,

Zafer göz yummadan koşana gider.

Bayrağa kanının alı çalmayanın,

Gözyaşı boşana boşana gider.

Kazanmak istersen sen de zaferi,

Gürleyen sesinle doldur gökleri.

Zafer dedikleri kahraman peri,

Susandan kaçar da coşana gider.

Bu yolda herkes bir, ey delikanlı!

Diriler şerefli, ölüler şanlı.

Yurt için dövüşen başı dumanlı,

Her zaman bu şandan, o şana gider.

Faruk Nafiz ÇAMLIBEL

30 AĞUSTOS

Hasmın diş geçiremez artık senin etine,

Çünkü seni koruyan çelik kanatların var.

O havada dolaşır, iner ve çıkar yine,

Yurda zarar verecek birer tehlike arar.

 

Bu azim, iradeyle artık korkma yarından,

Tuttuğun her iş böyle sonuna varacaktır.

Her yıl göğe katılan çelik kanatlarından

Bugün gurur duyarak, göğsün kabaracaktır.

 

Arkadaş, candan kutla büyük zafer gününü,

Madem ki sen bir Türk’sün ve bu yurdun malısın.

Bir zafer elde eden günün büyüklüğünü,

Ta içinden, etinden, kanından duymalısın.

Ferit Ragıp TUNCOR

OTUZ AĞUSTOS’TA GÜNEŞ DOĞARKEN

Otuz Ağustos’ta güneş doğarken

Yollandı bu millet düşman üstüne

Aslanlar misâli çakal boğarken

Çullandı bu millet düşman üstüne.

 

Çoluk çocuk, gençler, Elif Analar

Yandı ‘Memet’ lere yine kınalar

Sessizce ağlarken Ayşe, Sunalar

Dillendi bu millet düşman üstüne.

 

Hürdemir kurbandır bu toprak, taşa

– Yurtseverle bir ol, onurlu yaşa!

Böyle emredince en büyük paşa

Allandı bu millet düşman üstüne.

Hürriyet DEMİR

DUMLUPINAR’SIN

Dürbün yere değer, başını eğse,

Eğer haritada sağ elindeyse,

Sol el baş parmağı çenesindeyse,

İsterse dört yanı düşmanlar sarsın,

Esir olamazsın Dumlupınar’sın.

 

“Geldikleri gibi giderler” derdi,

Aldı Trikopis başına derdi,

Şehadete aşık yurdun her ferdi.

O ki Kemal Paşa, başta sen varsın,

Yetiş imdadına, Dumlupınar’sın.

 

Türk süngüsü vardır yoldan sapana,

Venizelos düştü burada kapana,

Aşk olsun aşk olsun plan yapana.

Yanan Mehmedime soğuk pınarsın,

Şüheda yurdusun Dumlupınar’sın.

 

Kızılca derede beş tümen Yunan,

Yaptığı vahşeti kâr kalır sanan,

Nasıl ah etmişse evleri yanan,

Ateşlemiş Yunan, şimdi yanarsın,

Yeniden yaparsın, Dumlupınar’sın.

 

Aslıhanlar yandı, Çalköy yanıyor,

Dünya o Yunan’ı insan sanıyor,

Mezalimi görüp, geç uyanıyor,

Mümkün mü Konstantin, cepheni yarsın,

Geçit vermezsin sen, Dumlupınar’sın.

 

Baş yok, gövdesi yok, tek kol bayrakla,

Paşa emrediyor, bu anı sakla,

Bu toprak mübarek, sen de öp kokla,

Üşüyene ocak, yanmışa karsın

Zaferlerin tacı Dumlupınar’sın.

 

Albay Asım Gündüz önde yürüyor,

Düşmanı Uşak’a doğru sürüyor,

Kapanını kurmuş, fare giriyor,

Türk’e cennet bağı, yad’a mezarsın,

Kara bahtı sildin, Dumlupınarsın.

 

Kemal, Fevzi, İsmet Paşam buradaydı,

Bir kağnı üstünde, gönlü dardaydı,

Paşa oldu Asım, bulun, hardaydı,

Millet nazarında namussun arsın

Hem de şerefimiz, Dumlupınar’sın.

 

Şehidime rahmet, gazime hürmet,

Kadrü kıymetini bilir bu devlet.

İş başa düşünce durma sen savlet,

Destan isteyene destan yazarsın,

Mayan cengaverdir, Dumlupınar’sın.

 

Kalkınma savaşı başladı şimdi,

Hakiki mürşidin neydi? İlimdi,

Sana el uzatan o devletimdi,

İmkan verilirse neler yaparsın,

Fabrika, atölye, Dumlupınar’sın.

 

Devletim büyüksün gör bu ilçeyi,

İşsizlik, aşsızlık yer bu ilçeyi,

Ne lazımdır diye sor bu ilçeyi,

Her türlü güzelliğe layık diyarsın,

İsa’dan selamlar, Dumlupınar’sın.

İsa KAHRAMAN

BİZ DUMLUPINARIZ

 

Biz bu toprakların kadim nesliyiz

Oğuzdan bugüne Türk’ün sesiyiz

Atamızın sonsuz gür nefesiyiz

                       

Hilalin yıldızın coşan seliyiz

Ezelden ebede Dumlupınarız

*****

Biz bu toprakların söz bülbülüyüz

Aşığın dilinde naz bülbülüyüz

Tarihi anlatan saz bülbülüyüz

 

Zaferden zafere Hakkın eliyiz

Ezelden ebede Dumlupınarız

*****

Biz bu toprakların öz evladıyız

Meçhul askerimin ulu nesliyiz

Harputlu Şekip’in sevdalısıyız

 

Şüheda ufkunun kanatlarıyız

Ezelden ebede Dumlupınarız

*****

Biz bu topraklarda şevkle can verdik

Dökülen her kanla nice şan verdik

Bu vatan uğruna bin kurban verdik

 

Çal köyde zaferin ayak iziyiz

Ezelden ebede Dumlupınarız

*****

Biz bu toprakların tek sahibiyiz

Ezelden ebede Dumlupınarız

Kadir GÜLER

ZAFER

Anneler dindiriniz gönlünüzün yasını,

Düşman kanıyla sildik palamızın pasını,

Yeniden çizmek için vatan haritasını,

Kandan ve kıyametten bir sahneye çevirdik,

Gökleri çatırdayan bir vatan parçasını.

 

Anneler ağlamayın dönmeyenlerinize,

Vatan katillerini getirdik işte dize,

Dumlupınar üstünde yol ararken denize,

Çöktü savletimizden düşmanla dolu dağlar,

Gökler genişleyerek Akdeniz geldi bize!

 

Biz taze kanlarını hürriyetine katan,

Bir nesliz, ülkemizde biziz yegâne sultan,

Tanyeri nur alıyor muzaffer alnımızdan…

Karşımıza çıkmayın Akdeniz dalgaları,

Yolumuzu bekliyor yekpare ana vatan!

Kemalettin KAMU

30 AĞUSTOS

Kocatepe’nin büyük düşünceleri,

Doğuyor kalplere aydınlık, zamanlı.

Uyku tutar mı ağustos geceleri,

Bu ay cümle fetihlerle heyecanlı,

Heyecanlı hey.

 

Mustafa Kemal’in dudağında eli,

Gözlerine vurmuş vaktin en güzeli.

Bu dağlar, askeri deli eder deli.

Vermiş omuz omza destanlı destanlı,

Destanlı hey.

 

Hazır ol vaktinde şafaklar!

Hazır, yürümeye topraklar,

Tepe tepe kımıldanıyor…

 

Endişeli, uzakların benzi uçuk,

Düşman, düşman ama çocuk kadar küçük.

Yirmi altı ağustos, saat beş buçuk.

Dram, Dumlupınar’da başlıyor, kanlı,

Alkanlı hey.

Mustafa Necati KARAER

30 AĞUSTOS

Bugün güneş sevinçli, gülümsüyor yurduma,

Vatanı saran düşman ermiş muradına,

Bakın nasıl kaçıyor hiç bakmadan ardına,

Zafer Türk milletinin, kavuştu öz yurduna.

 

Dört yıl gece gündüz savaşmıştık durmadan,

Rahat nefes almadık vatanım kurtulmadan,

Önümüzde altın saçlı ay bakışlı kumandan,

Düşmanları mahvettik silahımız olmadan.

 

Kadın, erkek yan yana, taş, değnek, kürek ile,

Düşmanları kovarken tepeler geldi dile,

Ölüm korkusu yoktu, ölürken bile bile,

İşte bu ruh bizleri destan etmiş dillere.

Nazile DEMİR

AKDENİZ’E DOĞRU

Eğilmez başımız taç yaptık hürriyeti,

Zaferle kalbimize yazdık Cumhuriyeti…

 

Sakarya’dan su içen o çelik süngülerle,

Yuvaları dağılmış, yılmaz bir avuç erle,

 

“Hedef Akdeniz, asker!” diyen parmağa koştuk;

Zafer bahçelerinden gül koparmağa koştuk.

 

Yol gösterdi göklerden bize binlerce yıldız,

Kıpkızıl ufuklardan taştı al bayrağımız;

 

Koştuk aslanlar gibi kükreyip dağdan dağa,

Canavarlar dişinden vatanı kurtarmağa…

 

Vahşetlere dikilmiş gözlerimiz dumanlı,

Hürriyete susamış yanık bağrımız kanlı;

 

Çılgınca atılarak şanlı Dumlupınar’a,

Süngümüzden şan verdik coşkun yıldırımlara…

 

Sakarya’dan su içen o çelik süngülerle,

Yuvaları dağılmış, yılmaz bir avuç erle,

 

Eğilmez başımıza taç yaptık hürriyeti,

Zaferle kalbimize yazdık Cumhuriyeti…

Ömer Bedrettin UŞAKLI

30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI

Yirmi altı Ağustos günü şahlanan ordu

Dört gündür, hiç durmadan yürüyor yürüyordu.

“Üç ayda geçilmez!” denilen siperleri,

Tel örgüsü, top, tüfek, tuzak dolu yerleri.

 

Bir hamlede çiğnemiş, arkasına varmıştık,

Afyonkarahisar’ı bir günde kurtarmıştık,

Her yandan kuşatılan düşman düştü dağlara.

Sürü sürü yığıldı, kaçtı Dumlupınar’a yeniden.

 

Orda büyük bir meydan savaşına giriştik.

Gün batarken bunu da zaferle bitirmiştik.

Başkomutanları da geçmişti elimize;

Yüce Türk’ün önünde o da gelmişti dize.

 

“İlk hedef Akdeniz’dir!” emrini alan ordu,

9 Eylül günü de İzmir’e giriyordu.

Bu zafer bayramını işte böyle hak ettik;

Bu zaferle kurtulduk; yaşıyoruz başı dik!

Rakım ÇALAPALA

30 AĞUSTOS

Bugünü adın gibi iyi bil, daima an,

Türk adında bir millet yok denildiği zaman.

Tarihler dize geldi ve şaştı bütün cihan,

Doğdu eşsiz bir güneş, o kurtardı vatanı.

 

Parlayınca kılıçlar, ufuklar kızıllaştı,

Ordu bir sel olarak bütün setleri aştı,

Türk, istiklal uğrunda kahramanca savaştı;

Bu 30 Ağustos’tur iyi bil, iyi tanı.

 

Çınlasın kulağında Dumlupınar zaferi,

Zaferi zaferle tat, çalış hiç kalma geri,

Hedefin yükseliştir, ey Türk genci ileri,

Eşsizliğe dönmeli bu vatanın her yanı.

Ramazan Gökalp ARKIN

ASKER KOŞMASI

İstiklâl savaşı gençleriyiz biz:

Tarihe koç Türkler diye şan verdik!

Yurdumuz azizdir, çiğnetmeyiz biz:

Uğruna bu kadar kahraman verdik.

 

Aç çıplak savaştık tipide, karda,

Kartallar avladık sarp kayalarda,

Sakarya önünde Dumlupınar’da,

Ulu Gazi’mize imtihan verdik.

 

Soğuklar zalimdi, kışlar amansız;

Kuşlar yuvalardan düşerdi cansız;

Vuruştuk yaralı, hasta, dermansız;

Ne aman istedik, ne aman verdik.

 

Yıllarca ufkunda yedi renk bayrak,

Salındı bizimdir diye bu toprak,

Hepsini allara boyadı şafak,

Göklere içtiği kadar kan verdik.

 

 

Kılıç kınlarından süzüldü kanlar,

Al döndü akından kır küheylânlar,

Açtı baharımız hep erguvanlar,

Dağlara çiçekler armağan verdik.

 

Murat dağlarından indik aşağı,

Göründü uzaktan Gediz ırmağı,

Kuruldu İzmir’e Türk’ün otağı,

Vatana yeniden bir vatan verdik.

Samih RİFAT

30 AĞUSTOS

Ey isimsiz meçhul asker,

Ağustosun otuzunda

Kazandığın büyük zafer,

Karşısında: Cihan titrer.

 

Yüreğinde ateş yandı,

Mecbur oldun harp etmeye.

Elin kana bir boyandı,

Destanını cihan andı.

 

Tarihlere dönüm yaptı;

Demir elin: – Dur, diyerek…

Bütün dünya hisse kaptı;

Huzurunda irkilerek.

 

Meçhul asker; alkış sana,

Yaşıyorum sayende ben…

Vazifedir her an bana,

Hürmet etmek mezarına.

Selma FUAD

30 AĞUSTOS

Ey isimsiz meçhul asker,

Ağustosun otuzunda

Kazandığın büyük zafer,

Karşısında: Cihan titrer.

 

Yüreğinde ateş yandı,

Mecbur oldun harp etmeye.

Elin kana bir boyandı,

Destanını cihan andı.

 

Tarihlere dönüm yaptı;

Demir elin: – Dur, diyerek…

Bütün dünya hisse kaptı;

Huzurunda irkilerek.

 

Meçhul asker; alkış sana,

Yaşıyorum sayende ben…

Vazifedir her an bana,

Hürmet etmek mezarına.

Selma FUAD

VATAN İÇİN

Bir çığ olduk koptuk Orta Asya’dan,

Bu ülkü, bu bayrak, bu toprak için…

Coştukça kaynadı, damarlarda kan,

Bu ülkü, bu bayrak, bu toprak için…

 

Irmaklar misâli coşup, taşmışız,

Küheylanla Altaylar’dan aşmışız.

Zaferlerden zaferlere koşmuşuz,

Bu ülkü, bu bayrak, bu toprak için…

 

Şehit dolu toprağımız, taşımız,

Eğilmedi, eğilemez başımız.

Ezelden ebede sürer koşumuz,

Bu ülkü, bu bayrak, bu toprak için…

 

Türk’üz adımız var, şanımız kadar,

Her gün ufkumuzdan bin şimşek çakar.

Bu millet isterse, cihanı sarsar,

Bu ülkü, bu bayrak, bu toprak için…

Süleyman ÖZBEK

GIYABEN DUMLUPINAR’DA 

Bilirim ben ki; şanlı askerler!

Kurtaran sizsiniz bu memleketi.

Vatan uğrunda can veren erler!

Sıytınız kaplamakta her ciheti

Ey mübarek ketîbe-i şüheda!

 

Kalb-i ümmettedir sizin yeriniz,

Bize siz, şüphe yok ki mahzâ siz

Zinde bir devlet ettiniz ihdâ!

 

Hûn-ı zî-kıymet-i hamiyyetle

Yazdınız Türk ilinde bir şehkâr!

Yeridir âbidâtınızla sizin,

Olsa bir mahşer-i iber bu diyar!

 

Ona siz nakş-ı sermediyyetle,

-mütecelli delili azminizin,-

Ettiniz rûy-ı arza hande-nîsar

Veche-i zî-bekâ-yı mağfireti!

 

 

Hem bu dünyayı, hem de ahireti

nûr-ı imanla dolduran asker!

Sizin ey asker zafer-i peyker,

sürelim yüz bu hak-i pâkinize,

İşte Yunanı dökdünüz denize!..

 

Onu levsinden eylemek tathîr

ukde olmuştu sanki cümlenize!

Sizin ey kitle-i dilîr ü şehîr

Bilirim ben ki kaleler dağlar

Secde eyler hucûm u hamlenize!

 

Size ‘’ölmüş’’ nasıl desin sağlar?

Ki bugün siz fezâ-yı hilkatte

rûhlardan ziyade zindesiniz!

Çünkü Peygamberin hadîsiyle

Hâlık-ı fıtratın içindesiniz.

 

Arş-ı alâda siz meleklerle

oldunuz hem-huzûr u hem-pervâz

Ve bu hâk-i vatan feleklerle

oldu hem-pâye, azminizle sizin.

Yeri göktür ser-i bülendinizin.

 

Yüce Türkoğlu Türk olan neferât,

Yücedir hem sizin kumandanınız.

Azamettir demek ki her yanınız,

Ve bu halkın dilindedir nakarat!

Siz dururken huzur-ı Bârî’de,

Bu zaferler yatan sahârîde

Bu sahâri-i şîr ü ejderde

Bin kıyamet kopan bu yerlerde

geziyorken ben ey Muhammed Türk!

Ey muhalled mümessil-i gufrân!

Gökden inmekte bir derin avaz;

Medhü tavsifdir o harbinizin.

 

Sana kâfi, demek, mücerred, Türk!..

 

Sensin ey saltanatlı Mehmetcik

Taht-ı millette en büyük sultân!

Kalb-i hilkatte en büyük helecân

nezd-i Bârî’de en büyük bir kul,

Daima lâ-yemût bir kurban!

Ölemez yani bir büyük iyilik.

 

Bilirim acz-i şâirânemle

Ki siz olmazsınız bugün mağlub

Bu semâdan inen terânemle

Size ben olmak isterim maklûb.

Ben neyim? Sâlhûrde bir şâir

Nâle-zen bir mezâr-ı bî-zâir,

ka’r-ı bî- intihâ-yı  rûh-efken

Ra’şever hiç muztarip, heyhat!

Umk-ı nisyana düşmek üzere iken

Verdiniz siz o hiçe taze hayat!..

ABDÜLHAK HAMİD TARHAN

 

DUMLUPINAR

Düşman ilerliyordu üstümüze her yandan,

Her gün yeni bir parça söküyordu vatandan,

Onlar ilerledikçe derdi Gazi kumandan:

“Düşmanı boğacağım yurdumun kucağında!”

 

Kışın kara gömüldük, yazın güneşte yandık,

Çoluk çocuk cephâne taşıdık sandık, sandık.

Düşmanı boğmak için iki yıl hazırlandık,

Vatanın bucağında, milletin ocağında.

 

“Dumlupınar” da yaptık meydan muharebesi,

Çöktü düşman başına yedi göğün kubbesi,

Süngümüzle kazıldı zalimlerin türbesi,

Cehenneme gittiler ağustos sıcağında!

 

Düşmanın üç günde koptu kolu, kanadı,

“Başkumandan Harbi” dir bu şanlı cengin adı.

Dediği yerde “Gazi” düşmanları hakladı,

Şüphemiz yoktu işin böyle olacağında!

 

Üçüncü gün orduya Türk’ün büyük önderi,

Dedi: “İlk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!”

İleri gidiyoruz işte o günden beri,

Yorgunluğun izi yok kimsenin bacağında!..

 

Faruk Nafiz ÇAMLIBEL

 

30 AĞUSTOS

Zaferin hatırası Türklere olur düğün;

Güneş daha erken ve daha ateşli doğdu bugün.

Dumlupınar toprağı! Yüksekliğinle öğün!

Genç çoban! Kavalınla o günlerden sesler ver

 

Mehmetçiğin yattığı yerde zafer rüzgârı

 En tatlı bir okşayışla öpüyor ruhları;

 Milli bir heyecan ki dolaşıyor dağları;

Gözyaşları akıtan büyük milli sevinçler.

Her şey o büyük günün duyulan hatırası,

İnönü, Sakarya ve Dumlupınar sırası;

Kahramanlık arzının üç kıtası burası,

Türklerin deniz gibi coştuğu kutlu yerler

 

Mukaddes ruhları okşayacak rüzgârlar,

Mehmetçiğin ruhuyla esecek diyar, diyar,

Otuz Ağustosları anan genç ve ihtiyar;

Zafer,  bizlere Tanrıdan verilmiş  vazifeler..

                                                          Ceyhun Atuf KANSU

DUMLUPINAR’DA

Bir şey var Dumlupınar’da

Yeni Günle

Gökyüzünden seslenen

Mehmet’im, Sinan’ım, Alim’le

Başlayan,

Besmelerle genişleyen

Her nefer bir alem

Ne korku yüzünde,

Ne gönlünde elem,

Vuruşur, vuruşur ölmez de,

Kovalar, katmış önüne düşmanı

Kanlı bedeniyle..

Siperden bakar

Mustafa Kemal Paşa’m

Gözleri dolu,

Kafiri ne sen sor,

Ne ben söyleyim:

Hali perişan…

Güneş Murat Dağlarında batıyor,

Paşam’ın gözlerinde

Bir neş’e; kocaman…

Bir şey var Dumlupınar’da

Kelimelerle anlatılmayan…’’

CENAB OZANKAN

 

Dumlupınar Tarihini İçin Çalışıyoruz

  • Prof. Dr. Remzi Gören – Proje Sahibi
  • Dr. Öğr. Üyesi Arif Kolay -Proje Yürütücüsü ve Genel Koordinatörü
  • Doç. Dr. Ersen Ersoy – Yürütücü Araştırmacı -Editör
  • Doç. Dr. Gürsel Yanık – Görsel Yönetmen
  • Dr. Öğr. Üyesi Kadir Güler – Yürütücü -Araştırmacı-Editör
  • Doç. Dr. Fulya Topçuoğlu Ünal -Yürütücü – Araştırmacı – Editör
  • Dr. Öğr. Üyesi Onur Bingöl – Görsel Yönetmen
  • Dr. Öğr. Üyesi Hacı Murat Arabacı – Yürütücü – Araştırmacı – Editör
  • Dr. Öğr. Üyesi Şakir Turan – Yürütücü – Araştırmacı – Editör
  • Dr. Öğr. Üyesi Özlem Kayabaşı – Yürütücü – Araştırmacı – Editör
  • Öğr. Gör. Fatih Kara – Görsel Yönetmen
  • Öğr. Gör. Yusuf Ziya Beydüz – Araştırmacı
  • Uzm. Emine Gedik – Araştırmacı
  • Ali Günhan – Araştırmacı
  • Kürşat Nusret Erden – Araştırmacı
  • -Bahadır Kurt – Araştırmacı
  • Özgür Yiğit – Yürütücü- Araştırmacı
  • Alaattin Özçalı – Araştırmacı
DPU YENI

KÜTAHYA DUMLUPINAR ÜNİVERSİTESİ

Dumlupınar Üniversitesi Evliya Çelebi Yerleşkesi Tavşanlı yolu 10. km KÜTAHYA / TÜRKİYE

Tel: +90 (0274) 265 20 31      E-posta:  basın@dpu.edu.tr

MUSTAFA HAKKI YEŞİL KÜTÜPHANESİ

Copy right 2018 Kütahya Dumlupınar Üniversitesi -Tüm hakları saklıdır